tag:blogger.com,1999:blog-7536567949686763847.post-56909736154162431802008-02-23T02:38:00.003+02:002008-02-23T02:49:51.845+02:00Keşke hiç pazar olmasa, eski yazılar konmasaHenüz ailemle okulumun aynı şehirde olduğu yıllarda pazar benim için neredeyse nefret edilesi bir gündü. Çekilmezdi. Huzursuzluk ve sıkıntı vericiydi. Çünkü pazartesi günkü okul sabahının kokusu en yoğun haliyle <span style="font-weight: bold;">pazar</span> günü duyulurdu ve bu koku tahmin edersiniz ki mavi önlüklü yıllarda pek iç açıcı değildi. Söz konusu koku zaman destekli olduğu için kaçılmazdı tabii ki ondan ve yine zaman destekli bir ruh hali bölünmesine doğru yelken açılırdı. Tam yol. Bölünmenin parçaları pazarın sabahı ve gerisi. Haydi! Denizciliği de hiç bilmem.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KqgZ0BcQAmI/R79qyKTaw6I/AAAAAAAAASY/AtayOTJApy0/s1600-h/keske-pazar-olmasa.jpg"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KqgZ0BcQAmI/R79qyKTaw6I/AAAAAAAAASY/AtayOTJApy0/s400/keske-pazar-olmasa.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169968307236422562" border="0" /></a><span style="font-weight: bold;">Pazar sabahı</span> o hafta için geç saatte uyanabildiğim, doğru dürüst kahvaltı yapabildiğim, gazetelerin en çok ek verdiği, anne-baba ortaklığının pazardan aldığı meyveleri dolaba konmadan direkt poşetten alıp yiyebildiğim son sabahtı. Bu statüdeki her öğrenci bilir ki tüm bunlar yalnızca pazarın kabusu daha etkili kılan güzellikleridir. Şöyle ki, hazır babanız da evdeyken hep beraber gittiğiniz sevilesi bir aile dostu ziyareti ya da neşeli bir göl kenarı pikniği, henüz yapmamış olduğunuz ödevinizin yalnızca saatler sonra sorgulanacağı aklınıza geldiğinde ciddi bir karın ağrısına ve plan yapmaya çalışma fakat yapamama döngüsüne yol açar.<br /><br />Oysa cuma ve cumartesi ne de merhametlidir bu konuda. Sanki tüm acımasızlığı pazara bırakırlar. Cuma, daha da özelleştirirsek cuma günü çıkışta söylenen o istiklal marşı çoğu öğrenci için tatilden bile daha değerli bir andır. Cumartesi ise cuma günkü kadar bile dersin olmadığı bir cuma günüdür. Ancak pazar, söyleyegeldiğimiz üzere sevimsizin tekidir. Hava biraz da kararmaya yüz tutup <span style="font-weight: bold;">pazarın gerisi</span> moduna geçildi mi hiç çekilmez. Erken yatıp sabah uykusuz kalmama gayesinin verdiği stres bir yandan, bitmemiş ve hiç de çekici olmayan ödevlerin verdiği stres bir yandan adamı yer bitirir. Televizyondan gelen Süheyl&Behzat kişiliklerinin ve en meşgul olmanızın gerekeceği anda takımınızın maçını yayınlayan Maraton'un sesleri, ütülenen gömleklerden çıkan buharın kokusu, yapılan banyo, kesilen tırnaklar, yaka-mendil kombinasyonları, ilerleyen yıllarda olunan sakal traşı, traş köpüğü kokusu ve nedendir bilinmez hep üşüyen ayaklar beyninize kazınan kabus hatırlatıcılar olarak kalır. Yapılan ya da yapılmayan, ama yapılsa bile insanın burnundan getiren ödevler; ya da ertesi gün sizi karşılayacak sınavların düşüncelerde size eşlik etmesiyle gidip yatılır. Ama bu sefer yatak daha soğuk, yastık daha sert gelir, uyutmaz adamı. Bir de o yaşlarda ne doğru dürüst küfür bilirsiniz, ne de bu durumda küfür edilebileceği aklınıza gelir, daha da nefret dolarsınız. En fazla <span style="font-style: italic;">Of ya!</span> der, mucize bekler, bir cuma&cumartesi ortaklığına daha biriktirip tamamladığınız hediyeli çıkartma setini feda edebilirsiniz ama nafiledir, sabah o soğuk okul ve biraz da karın ağrısı sizi beklemektedir, çaresiz gözler kapanır, bilinç yitirilir.<br /><br />Şimdi büyüdüm? Pazarlar o kadar nefret edilesi değil gözümde, kuşkusuz pazartesiler tüm korkunçluklarını kaybettikleri için bu böyle. Ama yine de pazarları sevmem ben, çünkü pazarlar içinde yaşarken sevdiğiniz, mutlu olduğunuz, kendinizi rahat hissettiğiniz şeylerin biteceğinin; bir şeyler yapmak zorunda bırakılacağınızın habercileridir. Çünkü aslında pazarlar hayatın her evresinde iki yüzlü felaket tellallarıdır. Sabahlarına kanmamak lazım.<br /><br /><div style="text-align: right;"><span style="font-size:85%;"><br /><br />önceki blogdan.</span><br /><span style="font-size:85%;">ekim 2006'dan.<br />daha genç bir ben'den.<br /></span></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7536567949686763847-5690973615416243180?l=www.sorgusual.com'/></div>ali*kayhan - sorgu*sualhttp://www.blogger.com/profile/16509311522628950661noreply@blogger.com3